BİR İHANETİN ANATOMİSİ (5) “BATIK GEMİNİN ÇARESİZ TAYFALARI”

ASAYİŞ 25.06.2026 - 10:06, Güncelleme: 25.06.2026 - 10:10 239 kez okundu.
 

BİR İHANETİN ANATOMİSİ (5) “BATIK GEMİNİN ÇARESİZ TAYFALARI”

Yoğun ilgi gören yazı dizimize, ticari ve siyasi kazanım elde etmek için, Mehmet Şahin’in etrafında kümelenmiş şahıslar – tayfalar, üzerinden, kısa notlarla devam ediyoruz.

Yazılarımızı takip eden okuyucularımız, sahte dostluklar üzerinden kurguladığı, etik olmadığı iddaa edilen ticari cambazlıkları, iyi ambalajlanmış “başarı” öyküsüne bir şekilde dönüştüren, vicdanıyla da çok erken yaşta vedalaştığı konuşulan, Mehmet Şahin figürünü, yakından tanıma fırsatı buldular. Bu yazımızda, kendisine yakın bazı isimleri, kısa kısa ele almak ve sizlerle tanıştırmak istiyoruz. Bilal Sözen:  Birden fazla şirkete, direkt ya da en direkt, ortaktır. Mehmet Şahin tarafından, kedisine verilen görevleri, harfiyen uygulamak durumunda olduğu, kendisini tanıyan hemen herkes tarafından konuşulan bu kişi, iddaalara göre bu ortaklığa, sadece 250.000 Euro sermaye ile başlamıştır. Kendisinin, çalışkanlığı ! ve dürüstlüğü ! sebebiyle,  ortak edildiği bu şirketlerden, para kazanılan dönemlerde dahil, iddaalara göre, sanılanın aksine, bırakın ihtiyacı olduğunda para çekmeyi, kendisine yıllar sonra verilen, belli limitteki kredi kartıyla, idare eder hale geldiği söylenmektedir. Diğer ortaklara karşı, içinde yer aldığı iddaa edilen, ve bir çoğu sosyal medya mecralarında da yer alan, rahmani olmayan, ticari cambazlıklardaki aktif rolü ve manevra kabiliyeti, Mehmet Şahin ile, ara ara, kendi içlerinde gerginlik yaşasalar da, hep kontrada tutulmasını sağlamıştır. Bu durumun gayet farkında olan Bilal Sözen’in, kaybedilen seçim sonrası, “Bana para kazanacağım bir şirket lazımdı, ona da, benim gibi bir ortak, kimse kusura bakmasın, bu ortaklıkta asıl olan şey, sermaye değildi, benim gibi bir ortaktı.” Diyerek, yüksek sesle konuştuğu söylenmektedir. “Ortak” hesaptan, bizzat Mehmet Şahin’e, yüklü borcu olduğu iddaa edilen ve elinden alınan fahri konsolosluğun, neden alındığının idrakine maalesef, henüz tam olarak varamayan, bu “güverte lostromosu-tayfa başı” için, şuan, duadan başka yapılabilecek bir şey yok gibi duruyor.. Aycan Fenercioğlu: Birinci tayfanın bile, zaman zaman kıskandığı bu ikinci tayfa, diğerlerine göre daha “zeki” sayılır. Böyle olmasının aslında temel sebebi, “Kaptan-ı Derya” Yozgatlı Mehmet gibi, vicdanı ile erken vedalaşmış olmasıdır. Bizzat bankacıların söylediklerine göre, 2012-2013 yıllarında, yaşadığı ticari buhranda, maalesef annesinin evine gelen hacizde, o zaman özel bir bankada “resmiyette ayrıldığı” eşi adına olan hesaplarda, yeterli bakiyenin olduğu, bu bakiyeyi annesinin gözyaşlarına rağmen, serbest bırakmadığı iddaa ediliyor. Bu iddaa ne kadar doğru bilinmez ama, devam eden ticari hayatında, “pekte rahmani olmayan” bir anlayış güttüğü, yaptığı kat karşılığı sözleşmelerin, neredeyse hiç birini kendisinin imzalamadığı, rol modeli Mehmet Şahin gibi, “Fenercioğlu” şirketini çok iyi ambalajlarken, aslında resmiyette şirketin “sigortalı çalışanı” olduğu iddaa ediliyor. Yine iddaalara göre, bu şirketin, ağır aksak ilerlediği için, yarım kaldığı bilinen ve davalık olduğu kamuoyunda konuşulan, birçok projesi olduğu, bizzat iş verdiği ustalar tarafından da dile getiriliyor. Yine kendisi ile ilgili, özellikle, Kıbrıs’ta başkaları adına, yatırım vaadiyle alınan birden fazla arsa olduğu, bu arsaların süreçte, başka şirketlere aktarıldığı yönünde de iddaalar var. Ancak birçoğu sosyal medya mecralarında ve haber sitelerinde yer alan o iddaalara, burada tekrar girmek istemiyoruz. Seçim döneminin ardından, kopacak fırtınanın farkına erken varan bu “zeki” ikinci tayfa, gemiyi bir flika yardımıyla erken terk etmek istemiş, ancak bazı teknik aksaklıklar, beklenen mali sıkıntıları, tahmininin üzerinde yaşamasına sebep olduğu için, kullandığı ofisi bırakıp, şuan Onur Plaza’da 2+1 küçük bir ofiste, “çok başarılı” ticari hayatına devam etmesine sebep olmuştur. Ne diyelim, Allah selamet versin.. Tolga Kavuklu: Şuan İstanbul’da, Bebek semtinde yaşamını sürdüren bu tayfa için, ayrıca bir yazı hazırlıyoruz. Bu sebeple çok detaylarına girmeden, iyi bir “akçeli iş aparatı” olduğunu ve dönemin şartlarında, patronu Mehmet Şahin ne derse onu yaptığını, dolayısıyla, davet edilmesi durumunda, “ticari aksiyonlarda, nasıl pozisyon aldıklarını, seve seve anlatacağını” etrafındaki herkese ilan eden bu şahsı, önümüzdeki günlerde, “Kim Bu Kara Kutu” başlığı ile, ayrıntılı olarak ele alacağız.. Toparlayacak olursak, yukarıda daha yakından baktığımız, bu üçlü grubun kendi aralarında ilişkileri, yeşilçam klasikleri içinde yer alan, klişeleşmiş, aynı malikanede, patronun emrinde çalışan, “bahçıvan, şoför, aşçı” ilişkisine benzer şekilde, devam eden bir yapıdadır. Kendilerine, işlerinde kolaylıklar diliyoruz.. Gelelim, ”siyasi deha!” Mehmet Şahin’in etrafında, nereye poz verdiklerinden habersiz, resim veren, eski-yeni Oda Başkanları’na. YANLIŞ LİMANA DEMİR ATAN FİLİKALAR.. Bir dönemin siyasi figürü, Ticaret Odasında, iki dönem başkanlık yapmış, elindeki maddi gücü, hem siyasi, hem ticari hayatında, algı yönetmek için oldukça iyi kullanan, Mehmet Şahin’in etrafında, ister istemez iki kategoride, kümelenme oluştu. Bunlardan ilki, eskiden tanıdığı, çocukluk ya da gençlik döneminde kendisi ile yakın teması olan, bir elin parmakları ile sınırlı arkadaş grubu. Bu gruptaki kişilerin çoğu, hızlı yükseliş grafiğini, çok sağlıklı takip edemedikleri Mehmet Şahin’in etrafında, içten içe şerhli olsalar da, bir şekilde toplandılar. Siyasi hedeflerinin tamamını, henüz gerçekleştirememiş olan Mehmet Şahin, bu durumu kalıcı hale getirmek ve kamuoyunda kendisine şerhli olan diğer arkadaşlarını da, etrafında toplamak istediği için, başkanlık yaptığı dönemde, bu küçük grubu, çok iyi konsolide etti. Belediye başkan adaylığı planına, sadık ilerleyen, bu siyasi figür, rakibinin hataları üzerinden kurguladığı, büyük paralar harcanan seçim kampanyası ile, kamuoyuna, seçimi kazanacağı algısını da, bir şekilde vermeyi başardı. Bu algıya yenilen, kendisini yakından tanımayan ve “sabah programı seyircisi” tadında, etrafında toplanan ikinci kategorideki destekçileri ile, yol yürüdüğünü sanan Mehmet Şahin için, asıl sürpriz, seçim akşamı yaşandı. Ülkemizde, seçim kampanyaları içerisinde belki de tek örnek, eşsiz fikir “şalvar dağıtma” stratejisi ile, frenleri boşalan seçim minibüsü, çok sert bir şekilde, içindekilerle birlikte duvara çarpmıştı. Tarihi hezimetin etkisi ile, seçim ofisinde onu bekleyen, baklava, börek, kuruyemiş ikram edip, şalvar dağıtarak arkasında tuttuğu destekçilerine, teşekkür etmeyi bile unutan, “mırrığı kırık” başkan adayı, yayladaki evine, daha yatsı ezanı bile okunmadan, çoktan gitmişti. Bunları neden anlatıyoruz.. Seçim sürecinde, siyasi sebeplerle, yanında yer almayı tercih eden, bırakın aklı selim uyarılarda bulunanları, Cafer Uyar, Abdullah Sönmez gibi, siyaseten kendinden tecrübeli ve büyük isimleri bile dinlemeyen Mehmet Şahin, kendi kurguladığı, kendi yönettiği, büyük bir hezimetle sonuçlanan, belediye başkanlığı seçiminden, aldığı ders ile yetinmek yerine, aynı minibüsteki çok küçük bir grupla, yeni siyasi maceralara, yelken açmayı planlıyor. Demokratik hakkı, tabi ki planlayabilir. Ancak yukarıda yazılanları, şuan etrafında olanların bile, kabul ettiğini çok iyi bildiğimiz Mehmet Şahin, yaşanan onca şeye rağmen, bu insanları etrafında tutmayı nasıl başarıyor, gelin birazda, bazı isimler üzerinden, buna bakalım. Veliddin Yenialp: Bakkallar Odası Başkanı, aynı zamanda Belediye Meclis Üyesi. Bu kişi, etrafına, bahse konu ilgili şahsın, çocukluk arkadaşı olduğunu söyleyerek, onunla eskiden beri yol yürüdüğü algısını verir. Aslında bu söylem, tam olarak gerçeği yansıtmamaktadır. Şöyle ki, Mehmet Şahin’in o ailede hatırını güttüğü kişi, sanılanın aksine, Veliddin Yenialp değil, Ağabeyi Mustafa Yenialp’tir. Ticaret Odası seçimlerinde, atom karınca misali çalışan, bir değil, en az iki komiteyi almasını sağlayan, iskele ve sahil bandının oylarını, seçimlerde paket halinde Mehmet Şahin’e getiren Mustafa Yenialp, yaşça büyük olduğu Mehmet Şahin’i, gençlik dönemlerinde ve özellikle, iddaalara göre, “şaibeli” bir ölüme ev sahipliği yaptığı söylenen, “Milenyum” isimli tekneyi, ortağı adına işlettiği zamanlarda, koruyup kollamıştır. Bu hukuka rağmen, herhangi bir seçimde, listelerde yer almayı istemeyen Mustafa Yenialp, kendi kontenjanından, kardeşi Ömer Yenialp’i bir dönem meclis üyesi olarak da yazdırmıştı. Bunu niçin anlatıyoruz ? Dar çerçevede, “bende, Mustafa Abi’nin hatırı, bunlardan büyüktür” diye konuştuğu söylenen Mehmet Şahin üzerinde, Mustafa Yenialp’ in “mecazen” sol bacağının ağırlığı, Bakkalların Başkanı Velidddin Yenialp’ten çok, ama çok daha fazladır. Tüm bunlara rağmen, Mehmet Şahin ile olan dostluğunu, gerek Ticaret Odası döneminde, gerek belediye seçimlerinde, aynı minibüse binerek sürdüren Veliddin Yenialp, halen taziye, düğün, o minibüsten neden inmiyor ? Sakın İstanbul’ da bir semt ismi olan, “vefa” yüzünden demeyin. Veliddin Yenialp, etrafıyla ilişkilerini, üyeleri ile diyaloğunu, hep “soft” sürdürmüş, kendince herkesle iyi geçinen, başkanı olduğu esnaf kefalet kooperatifi üzerinden, ihtiyacı olanlara kredi verilmesine vesile olan, mülayim görünen bir kişidir. Ancak gözlerini, Konaklı Mahallesi Eski Muhtarımız gibi, “ufo gören masum köylü” modunda, Mehmet Şahin’in yanında ve yöresinde açmıştır. O dönem Ticaret Odası rüzgarıyla, Ankara’da, diyalog kuruduğu isimleri, her yıl genişleten Mehmet Şahin, çoğunlukla kimseyle tanıştırmadığı bu isimleri, Veliddin Yenialp ile bir araya getirmekten çekinmemiştir. Bir dönem, Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği’ne kadar yükselen Veliddin Yenialp, “başarı” hikayesinin bir kısmında, izleri olan Mehmet Şahin’i, içten içe, kendince şerhleri olsa da, gidecek başka limanı olmadığı için, bırakamaz, bırakmakta istemez. Geçtiğimiz günlerde youtube yayınımızda da değinmiştik. Son seçimde, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Yönetimine de giren Veliddin Yenialp, merhum Aydın ÇAVUŞOĞLU’nun ailesini ve bizzat Bakan Bey’i, hastane döneminde, geçmiş olsun dileklerini iletmek için, ziyarete gelen Birlik Başkanı Adlıhan DERE’ ye, Alanya temaslarında eşlik etmişti. İddalara göre, elim hadiseyi duyup ziyarete gelen Adlıhan DERE, olayın hangi sebeple yaşandığını sorduğu Veliddin Yanialp’ ten, “Başkanım bilmiyoruz, sanırım aile içi konulardan kaynaklanmış, diyorlar” şeklinde bir cevap almış ve bunun üzerine, yaşanan elim hadisede büyük payı olduğu iddaa edilen, Mehmet Şahin’i, ofisinde ziyaret etmişti. Bu ziyareti organize eden ve Birlik Başkanını, içinde olmak istemeyeceği bir fotoğraf karesinin, tam ortasına sürüklediği Alanya kamuoyunda konuşulan Veliddin Yenialp, tüm bu iddaalardan haberi yokmuş gibi, hakkımızda suç duyurusunda bulundu. Şimdi kendisine soruyoruz, bu konuda eğer hiç ihmali yoksa, mümkünse Birlik Başkanı Adlıhan DERE’yi, tekrar Mehmet Şahin’in ofisine ziyaret için getirebilir mi ? Ya da, yönetiminde olduğu Adlıhan DERE’den, kendisi için, kamuoyunda konuşulan bu iddaaları, yalanlayan bir açıklama yapmasını rica edebilir mi ? Buradan açık yüreklilikle ifade edelim, eğer bunlardan herhangi birisini başarabilirse, biz suç duyurusunun, takipsizlikle sonuçlanmasını beklemeden, yine bu sayfadan ve hatta youtube yayınımızdan, kendisinden özür dileyeceğiz. Hodri meydan ! Hatta elimizi yükseltiyoruz. Bu konularla ilgili, söz konusu iddaalara bir cevabı varsa, bunu da sansürsüz olarak, bu mecralardan yayınlayacağız. “Bakkalların Başkanı” Veliddin Yenialp’ten bu konularda açıklama yapmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. “Kestane kebap, acele cevap..” Gazete Akdeniz olarak, memnuniyet duyarız. Aliihsan Özdemir: Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın çiçeği burnunda yeni Başkanı. Bu kişi, Nuri Demir Yönetiminde Başkan Yardımcılığı yapmış, son dönemde, aday olmak istediği için, esnafın sorunları ile, selefi Nuri Demir yerine, bizzat kendisi ilgilenmiştir. Maddi olarak, seçimi domine edecek bir bütçeyi, ortaya koyabilecek ticari yapılanması olmadığı için, belediye seçiminde, muavinliğini yaptığı, Mehmet Şahin’e ait minibüsten hiç inmemiştir. En yakın rakibi, Duran Şimşek’in seçim sonrası yaptığı, “Duran Şimşek’in elinden seçimi zorla aldılar, para karşılığı aldılar, az sonra diğerlerinin ofisinde olacaklar, kredi borcu ödenmiş, hepsi ortada, Duran Başkan tek kaldı,” açıklaması ile, iddaalara göre, Aliihsan Özdemir adına, üyelerin borçlarının kapatılmasını kastettiği, bunu da dar çerçevede “esnafın iradesine ipotek koydular, yazıklar olsun, ben bir daha aday olmayacağım” diyerek, Mehmet Şahin’in Aliihsan Özdemir’e seçimde maddi olarak destek olmasının, seçim sonuçlarını doğrudan etkilediğini, söylediği konuşulmuştu. Bu iddaalar karşısında sessizliğini koruyan, mevcut başkan Aliihsan Özdemir ise, neredeyse haftada iki kez, “Yardımlaşma Derneğinde” paylaşılan fotoğraflarda, boy göstererek, bu iddaaları adeta doğrulamıştı. Konuyu Alanya Esnaflarının yakından takip ettiğini, yaşanan bu durumları seçim sonrası yapılan açıklamalardan da teyit eden esnafın, aynı Bakkallar Odası seçimlerinde olduğu gibi, iradelerine ipotek koyan, seçimleri vekalet savaşına çeviren, kaybetmiş iki belediye başkan adayı için de “herkesin kendi işine bakması lazım, hani Alanya’yı elimize geçirmek gibi bir derdimiz yok, bu sebeple Ticaret Odası seçimlerine karışmayacağım, diyerek, seçim mitinglerinde naralar atan Mehmet Şahin, bu muydu verdiği söz diyerek,” serzenişte bulundukları iddaa ediliyor. Zaman çok hızlı geçen bir mefhum. Bir sonraki seçimlerde, “varsa eğer, yenilen hurmaların, nasıl tırmaladığını” hep beraber göreceğiz. Nuri Demir:  Esnaf Odasının bir önceki Başkanı, nam-ı diğer “Yorgancı Nuri.” Bu kişi yaşı itibariyle, limanda demirli en yorgun filikadır. Belediye seçiminde, “Kaptan-ı Derya” Mehmet Şahin’in gemisine, pardon minibüsüne binen, anlattığı gençlik hikayeleri ile, minibüsün maskotu olan Nuri Demir, bizzat kendi çocuklarının ve akl-ı selim dostlarının telkinlerine rağmen, emeklilik döneminde bindiği gemiden, bir türlü inememektedir. Üyeleri içerisinde, kadın girişimcilere, hep pozitif ayrımcılık yaparak, gönüllerde taht kuran ve maalesef, kendisini emekliler kahvesinde, okey masasında zanneden, 75 yaşını çoktan geçtiğini bildiğimiz, bu şahsı, yaşına hürmeten çok irdelemiyoruz. Umarız, yakın zamanda, meçhule giden bu gemiden ayrılır. Yukarıda yazılanlar, kamuoyuna yansıyan iddalar ve o iddaalar üzerine bizim yaptığımız değerlendirmelerden ibarettir. Lütfen kimse alınmasın, aklın yolu birdir. Ayıplanması gerekenleri alkışlamak, er kişinin yapacağı iş, değildir. Biz kamu vicdanının sesi olmayı sürdüreceğiz. Görünen o ki, karanlık bir tünelde, kör çobanla ilerleyenler, tünelin ucunda beliren ışığı, muhtemelen tünelin çıkış ışığı sanıyorlar. Umarız öyledir..  Ancak kulaklarını açıp, rüzgarla gelen uğultuyu dinlediklerinde, bu ışığın, yüklü bir trene ait olduğunu, tez zamanda fark ederlerse, kendileri için çok iyi olur. Bizden söylemesi.. Vesselam.
Yoğun ilgi gören yazı dizimize, ticari ve siyasi kazanım elde etmek için, Mehmet Şahin’in etrafında kümelenmiş şahıslar – tayfalar, üzerinden, kısa notlarla devam ediyoruz.

Yazılarımızı takip eden okuyucularımız, sahte dostluklar üzerinden kurguladığı, etik olmadığı iddaa edilen ticari cambazlıkları, iyi ambalajlanmış “başarı” öyküsüne bir şekilde dönüştüren, vicdanıyla da çok erken yaşta vedalaştığı konuşulan, Mehmet Şahin figürünü, yakından tanıma fırsatı buldular. Bu yazımızda, kendisine yakın bazı isimleri, kısa kısa ele almak ve sizlerle tanıştırmak istiyoruz.

Bilal Sözen: 
Birden fazla şirkete, direkt ya da en direkt, ortaktır. Mehmet Şahin tarafından, kedisine verilen görevleri, harfiyen uygulamak durumunda olduğu, kendisini tanıyan hemen herkes tarafından konuşulan bu kişi, iddaalara göre bu ortaklığa, sadece 250.000 Euro sermaye ile başlamıştır. Kendisinin, çalışkanlığı ! ve dürüstlüğü ! sebebiyle,  ortak edildiği bu şirketlerden, para kazanılan dönemlerde dahil, iddaalara göre, sanılanın aksine, bırakın ihtiyacı olduğunda para çekmeyi, kendisine yıllar sonra verilen, belli limitteki kredi kartıyla, idare eder hale geldiği söylenmektedir. Diğer ortaklara karşı, içinde yer aldığı iddaa edilen, ve bir çoğu sosyal medya mecralarında da yer alan, rahmani olmayan, ticari cambazlıklardaki aktif rolü ve manevra kabiliyeti, Mehmet Şahin ile, ara ara, kendi içlerinde gerginlik yaşasalar da, hep kontrada tutulmasını sağlamıştır. Bu durumun gayet farkında olan Bilal Sözen’in, kaybedilen seçim sonrası, “Bana para kazanacağım bir şirket lazımdı, ona da, benim gibi bir ortak, kimse kusura bakmasın, bu ortaklıkta asıl olan şey, sermaye değildi, benim gibi bir ortaktı.” Diyerek, yüksek sesle konuştuğu söylenmektedir. “Ortak” hesaptan, bizzat Mehmet Şahin’e, yüklü borcu olduğu iddaa edilen ve elinden alınan fahri konsolosluğun, neden alındığının idrakine maalesef, henüz tam olarak varamayan, bu “güverte lostromosu-tayfa başı” için, şuan, duadan başka yapılabilecek bir şey yok gibi duruyor..
Aycan Fenercioğlu:
Birinci tayfanın bile, zaman zaman kıskandığı bu ikinci tayfa, diğerlerine göre daha “zeki” sayılır. Böyle olmasının aslında temel sebebi, “Kaptan-ı Derya” Yozgatlı Mehmet gibi, vicdanı ile erken vedalaşmış olmasıdır. Bizzat bankacıların söylediklerine göre, 2012-2013 yıllarında, yaşadığı ticari buhranda, maalesef annesinin evine gelen hacizde, o zaman özel bir bankada “resmiyette ayrıldığı” eşi adına olan hesaplarda, yeterli bakiyenin olduğu, bu bakiyeyi annesinin gözyaşlarına rağmen, serbest bırakmadığı iddaa ediliyor. Bu iddaa ne kadar doğru bilinmez ama, devam eden ticari hayatında, “pekte rahmani olmayan” bir anlayış güttüğü, yaptığı kat karşılığı sözleşmelerin, neredeyse hiç birini kendisinin imzalamadığı, rol modeli Mehmet Şahin gibi, “Fenercioğlu” şirketini çok iyi ambalajlarken, aslında resmiyette şirketin “sigortalı çalışanı” olduğu iddaa ediliyor. Yine iddaalara göre, bu şirketin, ağır aksak ilerlediği için, yarım kaldığı bilinen ve davalık olduğu kamuoyunda konuşulan, birçok projesi olduğu, bizzat iş verdiği ustalar tarafından da dile getiriliyor. Yine kendisi ile ilgili, özellikle, Kıbrıs’ta başkaları adına, yatırım vaadiyle alınan birden fazla arsa olduğu, bu arsaların süreçte, başka şirketlere aktarıldığı yönünde de iddaalar var. Ancak birçoğu sosyal medya mecralarında ve haber sitelerinde yer alan o iddaalara, burada tekrar girmek istemiyoruz. Seçim döneminin ardından, kopacak fırtınanın farkına erken varan bu “zeki” ikinci tayfa, gemiyi bir flika yardımıyla erken terk etmek istemiş, ancak bazı teknik aksaklıklar, beklenen mali sıkıntıları, tahmininin üzerinde yaşamasına sebep olduğu için, kullandığı ofisi bırakıp, şuan Onur Plaza’da 2+1 küçük bir ofiste, “çok başarılı” ticari hayatına devam etmesine sebep olmuştur. Ne diyelim, Allah selamet versin..

Tolga Kavuklu:
Şuan İstanbul’da, Bebek semtinde yaşamını sürdüren bu tayfa için, ayrıca bir yazı hazırlıyoruz. Bu sebeple çok detaylarına girmeden, iyi bir “akçeli iş aparatı” olduğunu ve dönemin şartlarında, patronu Mehmet Şahin ne derse onu yaptığını, dolayısıyla, davet edilmesi durumunda, “ticari aksiyonlarda, nasıl pozisyon aldıklarını, seve seve anlatacağını” etrafındaki herkese ilan eden bu şahsı, önümüzdeki günlerde, “Kim Bu Kara Kutu” başlığı ile, ayrıntılı olarak ele alacağız..
Toparlayacak olursak, yukarıda daha yakından baktığımız, bu üçlü grubun kendi aralarında ilişkileri, yeşilçam klasikleri içinde yer alan, klişeleşmiş, aynı malikanede, patronun emrinde çalışan, “bahçıvan, şoför, aşçı” ilişkisine benzer şekilde, devam eden bir yapıdadır. Kendilerine, işlerinde kolaylıklar diliyoruz..
Gelelim, ”siyasi deha!” Mehmet Şahin’in etrafında, nereye poz verdiklerinden habersiz, resim veren, eski-yeni Oda Başkanları’na.

YANLIŞ LİMANA DEMİR ATAN FİLİKALAR..
Bir dönemin siyasi figürü, Ticaret Odasında, iki dönem başkanlık yapmış, elindeki maddi gücü, hem siyasi, hem ticari hayatında, algı yönetmek için oldukça iyi kullanan, Mehmet Şahin’in etrafında, ister istemez iki kategoride, kümelenme oluştu. Bunlardan ilki, eskiden tanıdığı, çocukluk ya da gençlik döneminde kendisi ile yakın teması olan, bir elin parmakları ile sınırlı arkadaş grubu. Bu gruptaki kişilerin çoğu, hızlı yükseliş grafiğini, çok sağlıklı takip edemedikleri Mehmet Şahin’in etrafında, içten içe şerhli olsalar da, bir şekilde toplandılar. Siyasi hedeflerinin tamamını, henüz gerçekleştirememiş olan Mehmet Şahin, bu durumu kalıcı hale getirmek ve kamuoyunda kendisine şerhli olan diğer arkadaşlarını da, etrafında toplamak istediği için, başkanlık yaptığı dönemde, bu küçük grubu, çok iyi konsolide etti. Belediye başkan adaylığı planına, sadık ilerleyen, bu siyasi figür, rakibinin hataları üzerinden kurguladığı, büyük paralar harcanan seçim kampanyası ile, kamuoyuna, seçimi kazanacağı algısını da, bir şekilde vermeyi başardı. Bu algıya yenilen, kendisini yakından tanımayan ve “sabah programı seyircisi” tadında, etrafında toplanan ikinci kategorideki destekçileri ile, yol yürüdüğünü sanan Mehmet Şahin için, asıl sürpriz, seçim akşamı yaşandı. Ülkemizde, seçim kampanyaları içerisinde belki de tek örnek, eşsiz fikir “şalvar dağıtma” stratejisi ile, frenleri boşalan seçim minibüsü, çok sert bir şekilde, içindekilerle birlikte duvara çarpmıştı. Tarihi hezimetin etkisi ile, seçim ofisinde onu bekleyen, baklava, börek, kuruyemiş ikram edip, şalvar dağıtarak arkasında tuttuğu destekçilerine, teşekkür etmeyi bile unutan, “mırrığı kırık” başkan adayı, yayladaki evine, daha yatsı ezanı bile okunmadan, çoktan gitmişti.
Bunları neden anlatıyoruz.. Seçim sürecinde, siyasi sebeplerle, yanında yer almayı tercih eden, bırakın aklı selim uyarılarda bulunanları, Cafer Uyar, Abdullah Sönmez gibi, siyaseten kendinden tecrübeli ve büyük isimleri bile dinlemeyen Mehmet Şahin, kendi kurguladığı, kendi yönettiği, büyük bir hezimetle sonuçlanan, belediye başkanlığı seçiminden, aldığı ders ile yetinmek yerine, aynı minibüsteki çok küçük bir grupla, yeni siyasi maceralara, yelken açmayı planlıyor. Demokratik hakkı, tabi ki planlayabilir. Ancak yukarıda yazılanları, şuan etrafında olanların bile, kabul ettiğini çok iyi bildiğimiz Mehmet Şahin, yaşanan onca şeye rağmen, bu insanları etrafında tutmayı nasıl başarıyor, gelin birazda, bazı isimler üzerinden, buna bakalım.

Veliddin Yenialp:
Bakkallar Odası Başkanı, aynı zamanda Belediye Meclis Üyesi. Bu kişi, etrafına, bahse konu ilgili şahsın, çocukluk arkadaşı olduğunu söyleyerek, onunla eskiden beri yol yürüdüğü algısını verir. Aslında bu söylem, tam olarak gerçeği yansıtmamaktadır. Şöyle ki, Mehmet Şahin’in o ailede hatırını güttüğü kişi, sanılanın aksine, Veliddin Yenialp değil, Ağabeyi Mustafa Yenialp’tir. Ticaret Odası seçimlerinde, atom karınca misali çalışan, bir değil, en az iki komiteyi almasını sağlayan, iskele ve sahil bandının oylarını, seçimlerde paket halinde Mehmet Şahin’e getiren Mustafa Yenialp, yaşça büyük olduğu Mehmet Şahin’i, gençlik dönemlerinde ve özellikle, iddaalara göre, “şaibeli” bir ölüme ev sahipliği yaptığı söylenen, “Milenyum” isimli tekneyi, ortağı adına işlettiği zamanlarda, koruyup kollamıştır. Bu hukuka rağmen, herhangi bir seçimde, listelerde yer almayı istemeyen Mustafa Yenialp, kendi kontenjanından, kardeşi Ömer Yenialp’i bir dönem meclis üyesi olarak da yazdırmıştı. Bunu niçin anlatıyoruz ? Dar çerçevede, “bende, Mustafa Abi’nin hatırı, bunlardan büyüktür” diye konuştuğu söylenen Mehmet Şahin üzerinde, Mustafa Yenialp’ in “mecazen” sol bacağının ağırlığı, Bakkalların Başkanı Velidddin Yenialp’ten çok, ama çok daha fazladır.
Tüm bunlara rağmen, Mehmet Şahin ile olan dostluğunu, gerek Ticaret Odası döneminde, gerek belediye seçimlerinde, aynı minibüse binerek sürdüren Veliddin Yenialp, halen taziye, düğün, o minibüsten neden inmiyor ? Sakın İstanbul’ da bir semt ismi olan, “vefa” yüzünden demeyin. Veliddin Yenialp, etrafıyla ilişkilerini, üyeleri ile diyaloğunu, hep “soft” sürdürmüş, kendince herkesle iyi geçinen, başkanı olduğu esnaf kefalet kooperatifi üzerinden, ihtiyacı olanlara kredi verilmesine vesile olan, mülayim görünen bir kişidir. Ancak gözlerini, Konaklı Mahallesi Eski Muhtarımız gibi, “ufo gören masum köylü” modunda, Mehmet Şahin’in yanında ve yöresinde açmıştır. O dönem Ticaret Odası rüzgarıyla, Ankara’da, diyalog kuruduğu isimleri, her yıl genişleten Mehmet Şahin, çoğunlukla kimseyle tanıştırmadığı bu isimleri, Veliddin Yenialp ile bir araya getirmekten çekinmemiştir. Bir dönem, Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği’ne kadar yükselen Veliddin Yenialp, “başarı” hikayesinin bir kısmında, izleri olan Mehmet Şahin’i, içten içe, kendince şerhleri olsa da, gidecek başka limanı olmadığı için, bırakamaz, bırakmakta istemez. Geçtiğimiz günlerde youtube yayınımızda da değinmiştik. Son seçimde, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Yönetimine de giren Veliddin Yenialp, merhum Aydın ÇAVUŞOĞLU’nun ailesini ve bizzat Bakan Bey’i, hastane döneminde, geçmiş olsun dileklerini iletmek için, ziyarete gelen Birlik Başkanı Adlıhan DERE’ ye, Alanya temaslarında eşlik etmişti. İddalara göre, elim hadiseyi duyup ziyarete gelen Adlıhan DERE, olayın hangi sebeple yaşandığını sorduğu Veliddin Yanialp’ ten, “Başkanım bilmiyoruz, sanırım aile içi konulardan kaynaklanmış, diyorlar” şeklinde bir cevap almış ve bunun üzerine, yaşanan elim hadisede büyük payı olduğu iddaa edilen, Mehmet Şahin’i, ofisinde ziyaret etmişti. Bu ziyareti organize eden ve Birlik Başkanını, içinde olmak istemeyeceği bir fotoğraf karesinin, tam ortasına sürüklediği Alanya kamuoyunda konuşulan Veliddin Yenialp, tüm bu iddaalardan haberi yokmuş gibi, hakkımızda suç duyurusunda bulundu. Şimdi kendisine soruyoruz, bu konuda eğer hiç ihmali yoksa, mümkünse Birlik Başkanı Adlıhan DERE’yi, tekrar Mehmet Şahin’in ofisine ziyaret için getirebilir mi ? Ya da, yönetiminde olduğu Adlıhan DERE’den, kendisi için, kamuoyunda konuşulan bu iddaaları, yalanlayan bir açıklama yapmasını rica edebilir mi ? Buradan açık yüreklilikle ifade edelim, eğer bunlardan herhangi birisini başarabilirse, biz suç duyurusunun, takipsizlikle sonuçlanmasını beklemeden, yine bu sayfadan ve hatta youtube yayınımızdan, kendisinden özür dileyeceğiz. Hodri meydan ! Hatta elimizi yükseltiyoruz. Bu konularla ilgili, söz konusu iddaalara bir cevabı varsa, bunu da sansürsüz olarak, bu mecralardan yayınlayacağız. “Bakkalların Başkanı” Veliddin Yenialp’ten bu konularda açıklama yapmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. “Kestane kebap, acele cevap..” Gazete Akdeniz olarak, memnuniyet duyarız.

Aliihsan Özdemir:
Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın çiçeği burnunda yeni Başkanı. Bu kişi, Nuri Demir Yönetiminde Başkan Yardımcılığı yapmış, son dönemde, aday olmak istediği için, esnafın sorunları ile, selefi Nuri Demir yerine, bizzat kendisi ilgilenmiştir. Maddi olarak, seçimi domine edecek bir bütçeyi, ortaya koyabilecek ticari yapılanması olmadığı için, belediye seçiminde, muavinliğini yaptığı, Mehmet Şahin’e ait minibüsten hiç inmemiştir. En yakın rakibi, Duran Şimşek’in seçim sonrası yaptığı, “Duran Şimşek’in elinden seçimi zorla aldılar, para karşılığı aldılar, az sonra diğerlerinin ofisinde olacaklar, kredi borcu ödenmiş, hepsi ortada, Duran Başkan tek kaldı,” açıklaması ile, iddaalara göre, Aliihsan Özdemir adına, üyelerin borçlarının kapatılmasını kastettiği, bunu da dar çerçevede “esnafın iradesine ipotek koydular, yazıklar olsun, ben bir daha aday olmayacağım” diyerek, Mehmet Şahin’in Aliihsan Özdemir’e seçimde maddi olarak destek olmasının, seçim sonuçlarını doğrudan etkilediğini, söylediği konuşulmuştu. Bu iddaalar karşısında sessizliğini koruyan, mevcut başkan Aliihsan Özdemir ise, neredeyse haftada iki kez, “Yardımlaşma Derneğinde” paylaşılan fotoğraflarda, boy göstererek, bu iddaaları adeta doğrulamıştı. Konuyu Alanya Esnaflarının yakından takip ettiğini, yaşanan bu durumları seçim sonrası yapılan açıklamalardan da teyit eden esnafın, aynı Bakkallar Odası seçimlerinde olduğu gibi, iradelerine ipotek koyan, seçimleri vekalet savaşına çeviren, kaybetmiş iki belediye başkan adayı için de “herkesin kendi işine bakması lazım, hani Alanya’yı elimize geçirmek gibi bir derdimiz yok, bu sebeple Ticaret Odası seçimlerine karışmayacağım, diyerek, seçim mitinglerinde naralar atan Mehmet Şahin, bu muydu verdiği söz diyerek,” serzenişte bulundukları iddaa ediliyor. Zaman çok hızlı geçen bir mefhum. Bir sonraki seçimlerde, “varsa eğer, yenilen hurmaların, nasıl tırmaladığını” hep beraber göreceğiz.

Nuri Demir: 
Esnaf Odasının bir önceki Başkanı, nam-ı diğer “Yorgancı Nuri.” Bu kişi yaşı itibariyle, limanda demirli en yorgun filikadır. Belediye seçiminde, “Kaptan-ı Derya” Mehmet Şahin’in gemisine, pardon minibüsüne binen, anlattığı gençlik hikayeleri ile, minibüsün maskotu olan Nuri Demir, bizzat kendi çocuklarının ve akl-ı selim dostlarının telkinlerine rağmen, emeklilik döneminde bindiği gemiden, bir türlü inememektedir. Üyeleri içerisinde, kadın girişimcilere, hep pozitif ayrımcılık yaparak, gönüllerde taht kuran ve maalesef, kendisini emekliler kahvesinde, okey masasında zanneden, 75 yaşını çoktan geçtiğini bildiğimiz, bu şahsı, yaşına hürmeten çok irdelemiyoruz. Umarız, yakın zamanda, meçhule giden bu gemiden ayrılır.

Yukarıda yazılanlar, kamuoyuna yansıyan iddalar ve o iddaalar üzerine bizim yaptığımız değerlendirmelerden ibarettir. Lütfen kimse alınmasın, aklın yolu birdir. Ayıplanması gerekenleri alkışlamak, er kişinin yapacağı iş, değildir. Biz kamu vicdanının sesi olmayı sürdüreceğiz. Görünen o ki, karanlık bir tünelde, kör çobanla ilerleyenler, tünelin ucunda beliren ışığı, muhtemelen tünelin çıkış ışığı sanıyorlar. Umarız öyledir..  Ancak kulaklarını açıp, rüzgarla gelen uğultuyu dinlediklerinde, bu ışığın, yüklü bir trene ait olduğunu, tez zamanda fark ederlerse, kendileri için çok iyi olur. Bizden söylemesi..

Vesselam.

Antalya HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.